Warning: getimagesize(/home/yarincom/public_html/images/banner/YENY_LOGO__copy.png): failed to open stream: No such file or directory in /home/yarincom/public_html/amp/functions.php on line 0

Warning: getimagesize(/home/yarincom/public_html/images/banner/logo11.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/yarincom/public_html/amp/functions.php on line 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin Bilecik'te

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin Bilecik'te

"Hırsızlara Değil, Onurlu İnsanlara Oy Verin"



CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Bilecik ve ilçelerinde seçim gezisi yaptı. İlk olarak Bilecik’in Osmaneli ilçesine gelen Gürsel Tekin, burada esnaf gezisi yaparak daha sonra Vezirhan beldesine geçti ve burada vatandaşlarla buluştu. Vezirhan girişinde gençler tarafından karşılanan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, ‘Omurgalı adam ilimize hoş geldin’ pankartı ile karşılandı. Uzun konvoy eşliğinde buradan Bilecik merkezine doğru yola çıkan Gürsel Tekin, Bilecik’te vatandaşların yoğun ilgisi ile karşılaştı. Tekin, Tepebaşı mevkiinde arabasından inerek vatandaşlarla birlikte uzun kuyruk oluşturarak CHP seçim bürosu önüne kadar yürüyerek geldi.



Cumhuriyet Halk Partisi seçim bürosuna gelerek burada oldukça kalabalık bir vatandaş topluluğuna seslenen Gürsel Tekin, “hırsızlara değil onurlu insanlara oy verin” diyerek Bilecikli vatandaşlara seslendi.

Gürsel Tekin, seçim bürosu önünde yaptığı konuşmada, “eğer bu kadar ar ve edepleri olsa şerefimle yemin ediyorum ben o siyasi partide olsam sokağa inmem buna emin olun” dedi.



İnsanların en önemli şeylerinin arları ve edepleri olduğunu söyleyen Gürsel Tekin, ‘Başbakan her çıktığında CHP’yi ağzına alır ve CHP’nin geçmiş dönemlerdeki Genel Başkanlarını ağzına alırdı. Aslından o isimler o ağza yakışmazdı ama ne yazık ki bu cümleleri sık sık kullandı. Önce size CHP’nin ne olduğunu anlatmak istiyorum. Bu önümüzdeki dönemde yurttaşlarımızın kime oy vereceğini çok iyi bilmesi gerek. CHP’nin 90 yıllık tarihine baktığımızda Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’yi kuran düşünebiliyormusunuz bir deha çıkıyor bir ülkeyi inşa ediyor ve inşa ettiği ülkede kendisine ait bir miktar toprak yok. Cumhuriyet döneminde biriktirdiği paralarla Ankara’da bir arsası var. O arsayı satıyor İş Bankası kurulmuş bankaya koyuyor sermaye artırımı olsun işçiye, esnafa, sanayiciye kredi versin diye onu düşünüyor. Sonuçta rahmetle gitti, arkasında bir eser bıraktı, kendisine yakınlarına toprak bırakmadı. Sonra kimdi İsmet İnönü astığım astık kestiğim kestik bir dönemde İsmet İnönü isteseydi İstanbul’un yarısını çocuklarına tapu ederdi. Ama bir şey bıraktımı, onur bıraktı, eser bıraktı, şeref bıraktı. Daha sonra efsane liderimiz Kıbrıs kahramanı Bülent Ecevit. AK Parti’ye oy veren yurttaşlarıma rica ediyorum.  Birgün Ankara’ya yolunuz düşerse Bülent Ecevit’in evini bir ziyaret edin. Bilecik’te emeklinin evi neyse, köylünün evi neyse, çiftçinin evi neyse rahmetli Bülent Ecevit’in de evi öyleydi. Kemal Kılıçdaroğlu’nu anlatmama gerek varmı bilimiyorum. Kılıçdaroğlu’na bakınca 76 milyon yurttaş nasıl mütevazi yaşıyorsa o da öyle yaşıyor. CHP liderlerine baktığımda tamamının devletin kurumlarında önemli görevler yapmış maaşları var ama hiçbiri servet edinememiş.



Şimdi bu işgüzarlara bakalım. Bunların tamamı 20 yıldır bizim en kutsal inançlarımızı sömürerek, din iman edebiyatı yaparak daha başladıklarında 15-20 yıl önce kendi yaşam biçimlerine baktığımızda ailelerine baktığımızda, maalesef mütevazi, sıradan hatta bir kısmı neredeyse çocuklarını okutamayacak durumda iken, siz 17 Aralık’a bakmayın, 17 Aralık’tan 4 yıl önce TBMM’nin kürsüsüne çıkıp yolsuzluk görmek istiyorsanız bakanların çocuklarına bakın diyen siyasetçiyim. Sizin çocuklarınız gerizakılımı, zeka özürlümüdür neden bir tersane kuramıyor, sizin çocuklarınız niye holding sahibi olamıyor, izin çocuklarınız Türkiye’nin en büyük AVM’lerinin sahibi olamıyor, kim oluyor bunlar oluyor. CHP Bakanı Hasan Ali Yücel. Milli Eğitim Bakanı.  Bugün Milli Eğitim Bakanı burada. Bu Milli Eğitim Bakanı da Hasan Ali Yücel’den ders alsın ders. Hasan Ali Yücel’in önüne o dönem yurtdışına burslu bir tane öğrenci gönderilecek. Yüksek puanlı iki tane öğrenci var. Birisi Hasan Ali Yücel’in oğlu Can Yücel, bir tanesi de dünyaca ünlü beyin cerrahı Yaşar Girit. Ne yapıyor Hasan Ali Yücel hayır oğlum ben seni göndermeyeceğim Yaşarı göndereceğim diyor. Kendisi çocuğunu göndermiyor. Şimdi onlarda bakan, bunlarda bakan.



Bunları görünce 30 yıldır Türkiye siyaseti kirlenmiş ne yazık ki. Çeşitli dönemlerde hep yolsuzluklar olmuştur ama bu kadarını Türkiye hiç görmemiştir. 17 Aralık günü polislerin, savcıların uzun süte takip sonucu organize yolsuzluğun, bu sıradan bir yolsuzluk değil bu yolsuzluk içerisinde birkısmı hariç bakanların tamamı var, bürokrasinin önemli kısmı var, başbakan bizzat  var. Devletin vicdanı harekete geçiyor bu operasyon yapılıyor şaşkınlık içerisinde önce polisler, sonra savcılar görevden alınıyor. Organize yolsuzluğun adı paralel devlet oldu, organize usulsüzlüğün hırsızlığın adı tuzak oldu, elinizi vicdanınıza koyun geçen dönem AKP’ye oy veren bütün yurttaşlarıma sesleniyorum ya bu hırsızları tercih edeceksiniz, çocuklarınızın alın terinizi çalan insanları tercih edeceksiniz, yada bu ülkede onurla, şerefle mücadele etmiş CHP kadrolarını tercih edeceksiniz. Bu seçim sadece klasik bir Belediye Başkanı seçimi değil, sadece sayın Sungur Turan’ı seçmeyeceksiniz, Türkiye’nin geleceğini tayin edeceksiniz, çocuklarınızın geleceğini tayin deceksiniz.



Ne telaştırki, ne aceleydi ki internet yasasını çıkarıyorsunuz. Biran düşünün ne oldu 15 yıldır bu internet yasası sizi rahatsız etmiyorda 15 gün içerisinde nedir bu rahatsızlık, bu ne telaş. Niye yüreğiniz yetmedi savcıya çağrı yapıp hodri meydan alın çocuklarımızı ne soracaksanız sorun deme cesaretini gösteremediniz. Gösteremezsiniz. Ne yapalım kumpas kuralım, savcıyı görevden alalım, polisleri dağıtalım, yasayla şunu kısıtlayalım bunları yapma imkanınız yok. Sayın başbakan siz hangi yasakları getirirseniz getirin önümüzdeki günlerde yapmış olduğunuz kirliliklerin hiçbirini kapatma imkanınız olmayacak. Nereyi kapatacaksınız Türkiye’yi dünyayı nasıl kapatacaksınız. Dünyaya gücünüz yetermi. Siz değilmiydiniz daha 10 yıl önce bu tapeleri, bu dinlemeleri delil olarak kabul eden? 



Şimdi ne oldu ucu çocuklarınıza dokununca bu paralel devlet oldu. Buna asla inanmayın sadece ortada bir paralellik var organize yolsuzluk paralelliği var. Başka hiçbirşey yok. Bakanların çocuklarına baktığınızda, bakanların ailelerine baktığınızda  Türkiye’nin nasıl soyulduğunu göreceksiniz. Sokağa çıkarak pişkin pişkin hiçbirşey olmamış gibi anlatıyor inanılır gibi değil. Sadece bizim tespitlerimiz değil, uluslararası kuruluşların tespitlerine göre son dönemlerdeki yolsuzluğun miktarı 100 milyar euro’nun üstünde. Emekli abim maaş almıyorsan oraya bakacaksın, çiftçi kardeşim eğer tarımda zarar ediyorsan oraya bakacaksın, ufak esnaf oraya bakacaksın, polis kardeşim sürgün ediliyorsan oraya bakacaksın.



Bütün bu fotoğrafları görmeden gidip onlara oy veriyorsanız vallahi artık buna söyleyecek birşeyim yok. Bir ülkede organize yolsuzlukla 100 milyar Euro tespit edilen, edilmeyen bir başka boyut olmuşsa o ülkede o ülkenin iktidarı birgün makamında oturamaz. İçinizde Almanya’da akrabası, yakını olanlar varmı. Allahınızı severseniz bu akşam Almanya’da oturan yakınlarınızı arayacaksınız. Diyeceksiniz ki 1.5 yıl önce Alman Cumhurbaşkanı neden istifa etti diye. Neden istifa etti Alman Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı döneminde değil, eyalet başkanı olduğu dönem 500 bin Euro yakın arkadaşından borç alıyor, bizimkiler gibi ayakkabı kutusuna koyup götürmüyor, bu son derece mütevazi gibi görünen bir olay. Bu olay duyuluyor o Cumhurbaşkanı, o altyazıları okuyan Başbakana sesleniyorum o Cumurbaşkanı bir gazetenin genel yayın yönetmenini arıyor evet doğrudur ben 500 bin Euro borç aldım ama bunu haber yapmayın diyor.



Ama oradaki gazeteciler namuslu, şerefli, ahlaklı, yürekli sürmanşette ertesi gün. Cumhurbaşkanı beni aradı bunu haber yapmayın dedi ama ben haber yaptım dedi. Ve o Cumhurbaşkanı 24 saat içerisinde istifa etti. Sadece istifa etmedi Alman yargısının önüne çıktı hesap verdi. Siyasetçiler namuslu olur, siyasetçiler onurlu olur. Bütün demokrasilerde siyaset yapanların en önemli şeyleri onurlarıdır, en ufak şeyde yargıya hesap verirler. Bırakın yargıya hesap vermeyi yargıyı darmadağın ettiler. Ne yaparsanız yapın bu kirliliğin altında çökeceksiniz. Bilecik halkı bunun bilincinde. Türkiye’nin kaderini sizler değiştireceksiniz. Zaman zaman karşılaştığımız eleştiriler var. CHP daha sert muhalefet yapsın.



Bakın burada kameraman emekçi kardeşlerimiz var akşam bunları görebilirmisiniz hayır, Meclis’te en şiddetli muhalefeti yapıyoruz,  TRT devletin televizyonu kestiler, gazetelere sansür getirdiler hangi baskıyı kurarsan kur bu müdacelede CHP karşında olacaktır. Türkiye’nin kurucusu, Türkiye’nin sahibi tek kale CHP’dir. Buna senin gücün yetmez hangi yasakları getirirsen getir. Ajanslara haber geçiyor haberlerimizin yarısı sansür ediliyor. Neden sansür ediliyor zatımuhteremlere hırsız demişiz, iftiramı atıyoruz iftiraysa iftira deyin. Hadi eskiden muhalefet muhalefet olduğu için inanmıyordunuz, devletin bütün tapelerine bakın, devletin bütün bilgilerine bakın bu hırsızlıkları, bu yolsuzlukları çok net bir şekilde görebilirsiniz.


“İranlı işadamı Rıza Zarraf’ı bırakmak zorunda kalacaklar. En kısa süre içerisinde bırakacaklar”

Bakanların çocukları ile konuşmaları ortada. Şimdi hatırlarsanız yıllar önce Başbakan’ın hakkında bir kitap yazan gazeteci 6 yıldır cezaevinde. Ergün Poyraz, neydi bunun suçu kitap yazmıştı. Yolsuzluklarda suçüstü olan çocuklar nerede şimdi en kısa sürede göreceksiniz o meşhur İranlı işadamı Rıza Zarraf’ı bırakmak zorunda kalacaklar. En kısa süre içerisinde bırakacaklar. Bıramazlarsa başlarına neler geleceğini bildikleri için bütün bu yargıyı kumpas edip Rıza’yı kurtarmaya çalışıyorlar. Rıza’yı kurtarmanın yolunu arıyorlar, Rıza’yı da kurtarsanız, çocuklarınızı da çıkarsanız Türkiye halkı sizi bu yolsuzluk mezarına batıracaktır.



Bunlarla ilgili söylenecek çok şey var inşallah 30 Mart’ta Türkiye’de yolsuzluğun önünü kesmenin ve temiz siyasetin önünü açmanın yolu sizin elinizde olacaktır. Gelin bu dönem CHP’ye oy verelim bütün yasakları kaldıralım, gelin CHP’ye oy verelim evrensel hukuku işletelim, CHP’ye oy verelim özgür basın olsun. Özgür basın olursa herşeyi görme şansımız olur. Önümüzdeki günlerde internet yasağını neden getirdiklerini hep birlikte göreceğiz. O internet yasağının arkasındaki tehlikenin nekadar büyük olduğunu burada ifade etmek istemiyorum ama önümüzdeki süreçte hep beraber gördüğümüzde bunların sadece yolsuzlukları değil, Türkiye’nin başını nasıl belaya soktuklarını hep beraber görmüş olacağız’ dedi.


Haberler