banner358
Çocukların ruhsal ,duygusal ve fiziksel sağlığına zarar veren, bununla birlikte fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki gelişimlerini engelleyen, yapılmaması gereken eylemlerdir.

3 çeşit istismar vardır;
1
Fiziksel İstismar; Çocukların kendini karşısındaki güce karşılık koruyamaması ve kaza dışı nedenlerle yaralanmasıdır. Uygulanan fiziksel güç karşıdaki kişinin sağlığını ve gelişimini bozacak şekildedir. En sık dövme (vurma) şeklinde görülür. Çocukların seansa geliş/getiriliş şekli çok iyi açıklanamayan morarmalar şeklindedir. Daha seyrek olarak yanıklar, travmalar, zehirlenmeler ve boğulma şeklindedir. İstismar eden ebeveynin kişilik özelliği öfke kontrolü sınırlı, kaygı düzeyi yüksek, kendi kişisel memnuniyetini daha çok ön olanda tutan, çocukluğundan beri yüksek beklentilere sahip olan, karşısındaki kişiye nesne gibi davranan bireylerdir.
 
    Duygusal İstismar; Çocukların kendi duygusal bütünlüğünü ve içgörüsünü bozan eylemlerdir. Bunlar bağırma, aşağılama, küfretme, korkutma, yalnız bırakma, yıldırma, tehdit etme, duygusal yönden ihtiyaçlarını karşılamama, değer vermeme, önemsememe, küçük düşürme, alaylı konuşma, lakap takma ,aşırı baskı, aşırı koruma, otorite kurma, kardeşler arasında ayrım yapmadır. Duygusal istismara uğrayan kişilerde saldırgan davranışlar,  gerginlik, değersizlik duygusu, uyumsuzluk duygusu ve kendisine istismarda bulunan kişilerden uzaklaşma gibi tepkisel davranışlar görülebilir.
 
     Cinsel İstismar; Psikososyal gelişimini tamamlayamamış ve yaşı küçük olan bir çocuğun bir erişkin tarafından cinsel doyum için kullanılmasıdır. İstismarcı genellikle erkektir. İstismarcı sosyal teması kısıtlı, içe kapanık, eşi ya da diğer aile üyeleri ile sıcak ilişkiler kuramayan kişilik yapısı sık gözlenmektedir. Kendi davranışlarının sorumluluklarını kabul etmeyen, duyarsız, baskıcı, dürtüsel, empati yeteneğinden yoksun, antisosyal özellikleri olan, cinsel istismar olmasa da çocukla cinsel içerikli iletişim kuran, öfke kontrolü olmayan kişiler oldukları görülmüştür. Cinsel istismar legal ve ahlaki yönleri olan bir sorundur. Aynı gelişimsel düzeydeki çocukların birbirlerinin genital organlarına bakması veya ellemesi ilişki olmadıkça, normal olarak kabul edilir, çünkü belli yaştaki çocukların, birbirlerinin bedenleri ile ilgili merakları vardır. Bununla birlikte 6 yaşında bir çocuk 3 yaşındaki bir çocukla oral genital ilişkide bulunuyorsa bu normal dışı bir davranış şeklidir. Bu olay kanunen istismar kabul edilmese bile değerlendirilmesi gerek. Cinsel istismar oral- genital, genital veya oral temas ile olabileceği gibi, çocuğu pornografide kullanmak şeklinde olabilir. Toplumumuzda görülen çocuk istismarlarından biri de ensesttir. Ensest çocuk ile kan bağı olan kişi tarafından çocuğa uygulanan cinsel istismardır. Toplumuzda en sık görüleni baba-kız çocuk istismarı iken, en az görüleni ise anne- oğul şeklinde olan ensest ilişkidir. Cinsel istismarda büyük çocuklar küçük çocuklara oranla daha çok risk altındalar. Eğer çocuk kendine uygun olmayan davranışlar gösteriyorsa istismar açısından şüphelenmek gerekir. Cinsel istismarın gerçekleştiği yer genelde okul, ev, ev ile okul arasındaki yol gibi çocuğun bulunduğu yakın çevresidir. Cinsel istismara uğrayan çocuk yalan konuşmaz. İlk kurallardan biri çocuklara inanmaktır. Çocuk başına gelen istismarı yakınlarına anlatmayabilirler neden? Çünkü ‘’şimdi anlatırsam anlattıklarıma inanmazlar, hem böyle konuları konuşmak ayıp nasıl anlatabilirim ki anlatırsam eleştirilip yargılanabilirim hatta beni ailem kapıya bile koyup bir daha seni istemiyoruz gibi laflar söyleyebilir, anlatmak istiyorum fakat nasıl anlatacağımı bilemiyorum nasıl başlayacağım anlatmaya nasıl ifade edeceğim, çocuk için istismarcı normalde sevdiği biridir. Kendisine yaptıklarını sevmez fakat o kişiyi sevdiği için başına gelenleri anlatmayabilir ya da söylerse istismarcı ona bir şekilde başka zaman başka şekilde başka türlü zarar verebilir, istismarcının tehdidinden korkabilir gibi sebeplerden dolayı çocuk başına gelenleri anlatamayabilir.
 
Cinsel istismarda genellikle fiziksel bulgu yoktur fakat cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kanama, vajinal akıntı-zedelenme ya da gebelik görülebilir. Cinsel istismar sonrasında değerlendirilen çocuk ve ergenlerin büyük bir kısmında görülen  ruhsal bozuklukların TSSB, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu , depresif bozukluk, uyum bozukluğu , somatizasyon, agresyon, uygunsuz cinsel davranışlar, uyku bozuklukları, madde kullanımı, anksiyete, fobiler,  okul devamsızlığı, olduğu belirlenmiştir.
 
Tedavi;
Fiziksel istismara uğrayan kişiyle çalışırken öncelikle kişinin bedeninde iskelet sistemini içeren grafiklerle tarama yapılmalıdır. Eğer şüpheleniyorsak fiziksel, ruhsal ve adli muayene yapılmalı, adli rapor yazılmalıdır. Terapist, aile yakınları ve sağlık hizmetlerinde alanında uzmanlaşmış kişilerle hep beraber ortaklaşa çalışmalar yapılmalıdır.  Çocuk fiziksel istismar gördüyse hangi ortamda gördü kişinin fiziksel ortamı düzenlenip ayarlanmalıdır, ya da kişi hangi aile ortamında nasıl bir ailede yaşıyor,kişinin yaşadığı fiziksel ortam koşullar ailesi tarafından tekrar düzenlenmelidir. Aileleri çocuk yetiştirme konusunda bilgilendirmek. İstismara uğrayan çocuklarla beraber risk etmeni taşıyan çocukların (fiziksel ve zihinsel engelli) ailelerini bu anlamda daha çok bilgilendirmek gerek. Ailenin ekonomik anlamda şartları kötüyse gerekli kurumlara bu haberi verip ailenin ekonomik  ve fiziksel şartlarını daha uygun hale gelmesini sağlamak. Çocuğun bir daha istismara uğramaması için gerekli tüm fiziksel şartları sağlamak , iyileştirmek. Anne baba çocuğunun güvenliğini koruyamıyorsa ya da o psikolojik güce sahip değilse anne babayı ruhsal anlamda tedavi etmek gerekir. Aile çocuğu ile ilgili böyle bir istismara uğradıysa aile öfkeli ya da bu durumla başa çıkacak ruhsal güçte değilse aileyle bu anlamda çalışmak önemlidir. Eğer aile çocuk için gerekli fiziksel ve ruhsal anlamda çocuğa sağlıklı koşulları sağlayamıyorsa aileyle bu anlamda çalışmak. Çocukla çalışırken ise çocuğun gördüğü fiziksel  ve ruhsal anlamda bozukluğa göre uzman psikologlar olarak psikoterapi yapılır.
Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, çocuğun çevresinde bulunan kişiler; anne- baba, öğretmenler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, diş hekimleri, hemşireler, tüm sağlık personelinin çocuk istismarı konusunda eğitilmeleri gerekmektedir. Aslında mesleki yaşantısında çocukla temas eden her birey, çocuk istismarından kuşkulanmayı ve görünce ne yapması gerektiğini bilmelidir. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner94

banner92

banner357

şeker et

banner353

banner366