banner566
banner401
banner422

Kek pişirmeden hayat kurtarmaya

Elazığ'da 6.8 şiddetinde meydana gelen deprem felaketi sonrasında Bilecik Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi’de (UMKE) harekete geçti. Elazığ Mustafapaşa Mahallesi’ndeki enkaz altında kalan 2,5 yaşındaki Nüsra Yıldız'ın annesi Ayşe Yıldız'a, enkaz altında ilk müdahaleyi yapan kişinin Bilecik 112’de görevli Hatice Yücel olduğu öğrenildi.  Yücel, evde kek yaparken haberi alınca hemen çantasını hazırlayıp ailesine bile haber vermeden yola çıkıp gönüllü olarak göstermiş olduğu  çaba ile ülke gündemi ve basında büyük yer kaplarken, ilimizin de gururu oldu.

Özellikle sosyal medyada geniş yer alan Hatice Yücel’in bu özverili çabası Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından, takdir gördü. Bakan Koca,Hatice Yücel’e yönelik Twitter hesabından yaptığı paylaşımda,“Enkaz altındaki vatandaşımıza ulaşmak için tüm şartları zorlayan Sağlık Bakanlığı UMKE personelimiz Hatice Yücel’i can-ı gönülden tebrik ediyorum” derken,hemşerimiz Sağlık Bakan Yardımcısı Halil Eldemir ise Bakan Koca’nın paylaşımını Retweet yaparken, “Gururumuz #UMKE” etiketi altında paylaşımda bulundu.

Bilecik UMKE görevlisi Hatice Yücel, Elazığ Mustafapaşa Mahallesi’ndeki enkaz altında kalan 2,5 yaşındaki Nüsra Yıldız'ın annesi Ayşe Yıldız'a, enkaz altında ilk müdahaleyi yaparak hayatta kalmasını sağladı. Yücel, enkaz altına girip depremzede Ayşe Yıldız’a yaptığı müdahaleyi ve yaşadığı zorlukları anlattı. Yücel, deprem akşamı evde kek pişirmekte olduğunu deprem haberini alınca hemen hazırlandığını, ailesine bile haber veremeden Elazığ’daki depremzedeler için yola çıktığını belirtirken, deprem bölgesinde yaşadığı hayat verme mücadelesini an be an şu şekilde anlattı:

“Ben ilk gönüllü oldum”

“Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışıyorum. UMKE’de de aktif bir şekilde çalışmalara katılıyorum. Bilecik UMKE olarak zaten deprem olduğunda UMKE sorulumuz acil çıkış yapmamız gerektiğini söyledi. Ben evdeydim o sırada kek yapıyordum. Böyle bir haberi alınca hemen çantamı hazırladım ve yarım saat içinde yola çıkmıştık aileme dahi haber verememiştim. Gece yola çıktık sabaha karşı buradaydık. Enkaz alanına gitmemiz gerekiyordu. Hazırlığımızı yaptık. Akşam 6 civarında enkaz alanındaydık. Önce 2 buçuk yaşındaki bebeğimizi çıkarttılar. Daha sonra aşağıda annesinin de sağ olduğunu ve içerisinin çok dar olduğu için ona yardım edecek ufak tefek birinin yardım edebileceğini söylediler. Ben hemen ilk gönüllü oldum.

“Kafamı kaldırabileceğim bir alan söz konusu değildi”

Üstümdeki montu çıkartmam gerekiyordu, aşağıya malzeme indiremeyecektim. Daha sonra Jandarma Arama Kurtarma ekibinden komutan bey de aşağıya inmeme yardımcı oldu. Onunla birlikte aşağıya indik. Daha sonra tek başıma ilerlemem gerektiğini söyledi. Onun tarifiyle sol sağ yaparak 5 metre kadar sürünmem gerekti. Emekleyemiyordum, kafamı kaldırabileceğim bir alan söz konusu değildi. Sürünerek Ayşe Hanım’a ulaştım çok şükür.

“Benim için çok zordu, hayatımda açtığım en zor damar yoluydu”

Daha sonra ona kendimi anlattım, yardım için orada olduğumu söyledim. Daha sonra yukarıdan bana ekip arkadaşlarım malzemelerimizi indirdiler. Onların gönderdiği malzemeler ile ben Ayşe Hanım’a müdahale etmeye başladım. Sıvı takviyesi böyle durumlar için bizim için çok önemli, ilk önce onunla başladım. Koluna zor uzanabiliyordum. Benim için çok zordu, hayatımda açtığım en zor damar yoluydu diyebilirim. Damar yolunu açtıktan sonra serumunu taktım, boynunu sabitledim, vital parametrelerini, yaşamsal bulgularını değerlendirdim. Daha sonra aşağıya bana bir telsiz gönderdiler yukarıdan çünkü iletişime geçmem gerekiyordu.

“Serum setini yukarı dahi kaldıramıyordum”

Muğla ekibinden Doktor Dalga Avşar ile iletişime geçtim. Ona hastanın genel durumu hakkında bilgi veriyordum. O da bana sıvının gitmesi gerektiği konusunda ısrarcı davranıyordu ama benim sıvıyı gönderebileceğim bir alan söz konusu değildi çünkü serum setini yukarı dahi kaldıramıyordum. Sıkarak göndermem gerekiyordu. Daha sonra gerek yeri geldi enjektörle gönderdim, yeri geldi sıkarak gönderdim. Ayşe Hanım’a böyle bir müdahalede bulundum. İlk ona ulaştığımda sözleri çok yorgun olduğu daha fazla dayanamayacağıydı. Motive etmem gerekiyordu yanında olduğumuzu bilmesi gerekiyordu.

“Üzerime düşeni yerine getirdiğimi düşünüyorum”

Yukarıdaki ekibin onu kurtarmak için beklediğini, benim onun yanında olduğumu, ‘senin için buradayız, bek bende seninle buradayım, bende senin yanındayım şuan, sana müdahale edeceğim ve yukarıya çıktıktan sonra kurtarma işlemi devam edecek’ şeklinde anlatmam gerekiyordu. Üzerime düşeni yerine getirdiğimi düşünüyorum. Ona o şekilde telkin vermem biraz olsun rahatladığını düşünüyorum. Daha sonra oksijen takmam gerektiğini fark ettim. Oksijen tüpünü de aşağıya indirdiler.

“Yaklaşık 28 saat göçük altındaydı ve çok bitkin görünüyordu”

28 saat göçük altındaydı ve çok bitkin görünüyordu. Haliyle susuz ve açtı. Dudaklarını suyla ıslatmak için yukarıdan pamuk ve su istedim. Bu şekilde bir müdahalemiz oldu ama çok su içmek istiyordu çünkü çok susuzdu. Taktığım serumun onu biraz rahatlatacağını söyledim. Umarım hayatında artık yaralarını sarar, kızıyla birlikte daha güzel yaşantıları olur.”

Linke tıklayarak haberin videosunu izleyebilirsiniz

https://twitter.com/halileldemir/status/1221807163666051074?s=21

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
misafir 4 hafta önce

tebrikler.Gurur duydum .Bence bu personel ödüllendirilmeli.

banner524

banner92

banner503

banner520

banner390

banner510