banner401
banner422
banner472

EKREM DUMANLI: NE DİYELİM AHİRET VAR, ALLAH VAR


AKP'ye karşı kapatma davasında da aynı duyarlılığı gösterdiklerini söyleyen Zaman Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, "Kim bilir bazıları vefa kelimesini lügatından sildi" dedi.

* Kim bilir bazıları da vefa kelimesini lügatinden sildi.

* Millet o gün neden, “Kanun zoruyla parti kapatılamaz!” diye seferber olduysa, bugün de aynı duygularla, “Devlet eliyle dershane kapatılamaz!” diyor

* Dün birilerinin İmam Hatip Okulları için kullandığı dayatmacı dönüşüm jargonu, maalesef, can-u gönülden sevdiğimiz ve demokratik reformlarına severek destek verdiğimiz insanların diline pelesenk olmuş. Yazık, hem de çok yazık!

* Talimatla ‘dönüşüm’ güzellemesi yapan medyadaki ‘eski İslamcı’ kardeşlerime de yakışmıyor düştükleri durum.

* Ne acıdır ki PKK’nın bile taleplerini dikkate alan bir parti (ki onu da dikkate alması gerekebilir) kader ve dava arkadaşlarının itirazlarına kulaklarını tıkamış görünüyor.

İşte Ekrem Dumanlı'nın çok konuşulacak yazısı;

Kapatma kelimesini ne zaman duysam, aklıma hep parti kapatma davası gelir; tıpkı dönüşüm lafı telaffuz edildiğinde aklıma İmam Hatip Liseleri’ne reva görülen zulüm geldiği gibi. Modern Türkiye tarihi bu iki meşum kelimeye sıkışmıştır adeta: Kapatma ve dönüşüm. Tabii ki devlet zoruyla, kanun gücüyle. Dün bu iki sözcüğün mağduru olanlardan bir kısmı, maatteessüf, bugün dershaneler konusunda bu tabirleri tepe tepe kullanıyor. Ne diyelim tarih var, ahiret var, Allah var...

BAZILARI "VEFA" KELİMESİNİ LÜGATINDAN SİLDİ Mİ?

Bazı dostlar belki çoktan unuttu o çetin günleri. Kim bilir bazıları da vefa kelimesini lügatinden sildi. Bugünlerin sefasını süren birileri ise karşı safta yer alıyor, “Kapatın!” diye gürlüyordu perde arkasında. Her neyse...

PARTİ KAPATMA DAVASINDA DA AYNI YAYINLAR YAPILMIŞTI

Tarih şahittir ki parti kapatma davası açıldığında bu gazete -tıpkı dershane kapatılma sürecinde olduğu gibi- yeri göğü inletti. Sadece gazete mi? Hayır. Halk, işini gücünü bıraktı, “Aman parti kapatılmasın, demokrasimiz altüst olur.” diye canla başla çalıştı. AK Partili değildi bu ehli himmet; hele partizan hiç değil! Millet o gün neden, “Kanun zoruyla parti kapatılamaz!” diye seferber olduysa, bugün de aynı duygularla, “Devlet eliyle dershane kapatılamaz!” diyor. Neden mi?

DERSHANELER YARGI GÜCÜYLE KAPATILAMAZ

Herhangi bir kurum, herhangi bir sebepten dolayı kendi kendine kapanma kararı alabilir. Ya da tarih bir kurumu fonksiyonsuz hale getirir ve şartların tabii neticesi ile kapanma söz konusu olabilir. Nitekim kurulduğu gündeki reformist dinamizmini kaybeden ve şımarık politikalarıyla halktan kopan bazı partiler öyle kapanmıştır. ANAP ve DYP’nin akıbeti böyledir mesela. Ancak kanun ya da yargı yoluyla parti kapatmak toplumda derin yaralar açar. O yüzden karşı çıktık. Bugün de dershanelerin kapatılmasına aynı gerekçeyle karşı çıkıyoruz: Dershaneler kendi istekleriyle; ya da ihtiyacın ortadan kalkmasıyla kapanabilir; ama devlet eliyle, kanun gücüyle, yargı baskısıyla kapatılamaz. Kapatılırsa bir travma yaşanır ve tarih huzurunda bunun hesabını hiç kimse veremez.

KAPATMANIN ADI DÖNÜŞÜM OLMUŞ

Gelelim şu nobran kelimeye: Dönüşüm! Bir kere, kim olursa olsun, devletin gücünü arkasına alıp da “dönüşüm” dedi mi, elli bin kere düşünmek gerekir. Siyasi bir polemik yapmıyor; zihni bir problemden bahsediyorum. Bunu hem AK Partililer iyi bilir hem muhafazakâr kesimler; ancak görünen o ki büyük bir hafıza kaybı yaşanıyor. Dün birilerinin İmam Hatip Okulları için kullandığı dayatmacı dönüşüm jargonu, maalesef, can-u gönülden sevdiğimiz ve demokratik reformlarına severek destek verdiğimiz insanların diline pelesenk olmuş. Yazık, hem de çok yazık!

Dün devletin gücünü arkasına alan birileri, İmam Hatip Okulları’nı zorla dönüştürmeye karar vermişti. O yüzden kanuni düzenlemeler yapıldı, hukukun en temel prensipleri ayaklar altına alındı. İmam Hatip bir ihtiyaçtı; hâlâ da öyledir; tıpkı dershaneler gibi. Ancak o günkü zihniyet, o okulları bir siyasi oluşumun ‘arka bahçesi’ gibi görüyordu. Şimdi de birileri dershaneleri sosyal bir yapının ‘arka bahçesi’ gibi görüyor. Ne İmam Hatip’ler arka bahçedir ne dershaneler. Burada asıl karşı çıkılması gereken devlet zoruyla yapılmak istenen dönüşüm baskısıdır. Teşebbüs hürriyetine de, eğitim özgürlüğüne de aykırı olan bu tutum AK Parti’yi var eden mağduriyetin inkârı gibi duruyor. Gerek yok ki!

"DÖNÜŞÜM" GÜZELLEMESİ YAPAN İSLAMCILAR?

Talimatla ‘dönüşüm’ güzellemesi yapan medyadaki ‘eski İslamcı’ kardeşlerime de yakışmıyor düştükleri durum. Unutmayın; devlet gücüyle yapılan her ‘dönüşüm’, bir toplum mühendisliğidir ve bunun demokrasiyle alakası olmadığı gibi kardeşlik hukukuyla da bir bağlantısı bulunmamaktadır. Siyasi gücü elinde tutanlar ‘dönüşüm’ aygıtını dilediği gibi kullanmaya başladığında yarın bu alet-edevatı kimin nasıl kullanacağını kestiremezsiniz...

PKK'NIN BİLE TALEPLERİ DİKKATE ALINIRKEN...

Dün AK Parti’nin yaptığı bütün demokratik gayretleri alkışladık; o destekten dolayı zerre miktar pişman da değiliz. Ancak ‘yasakları yasaklamak’ vaadiyle siyasete atılan bir partinin yeni bir yasak ile gündem oluşturmasına da gönlümüz razı olmuyor. Ne acıdır ki PKK’nın bile taleplerini dikkate alan bir parti (ki onu da dikkate alması gerekebilir) kader ve dava arkadaşlarının itirazlarına kulaklarını tıkamış görünüyor. “Gel seni bi dönüştüreyim...” denildiğinde “Hayır ben halimden memnunum, siz gidin eğitimdeki asli işinizi yapın.” cevabı alınıyorsa, buna tepki gösterip kanun zoruyla yasak mı getirmek gerekir?

BU PROBLEMİ DOĞRUDAN ERDOĞAN'IN ÇÖZMESİ ŞART

Her şeye rağmen dershaneler kanun zoruyla kapatılabilir mi? Kâğıt üzerinde evet. Merdiven altı kursçuluğun patlaması, özel derslerin astronomik rakamlara ulaşması gibi problemleri umursamayan olabilir. Ancak şu gerçeği unutmamak gerekiyor: Zorla dershane kapatmak, zorla İmam Hatip kapatmaktan geri bir davranış biçimi değildir. Ve bu dönüşüm mühendisliği, onlarca yıl değil, sonsuza kadar unutulmayacaktır. Aylar önce söylediğimi tekrar ediyorum: Dershaneler konusundaki algıyı ve itirazları gören Başbakan Erdoğan’ın problemi doğrudan çözmesi şart.

Bizim durduğumuz yer belli. Dün hukuk kuralları çiğnenerek yürütülen parti kapatılmasına, İmam Hatip Liseleri’nin dönüştürülmesine neden karşı çıktıysak, bugün de dershanelerin bir oldubittiye getirilerek kapatılmasına ya da dönüştürülmesine karşı çıkıyoruz. Bu da bizim en tabii ve demokratik hakkımız. Bu saatten sonra kararı bu güzel millet verecek. Ve el-hak bir gün herkes mahşerde, Mahkeme-i Kübra’da bir araya gelecek. O gün mahcup olmamak lazım. Çünkü orada niyetler de ortaya çıkacak, ameller de. Ne kapalı kapılar vardır o yüce makamda, ne gizli saklı planlar. Allah utandırmasın...

Bu işte bir terslik yok mu?

Dershane konusunda kiminle konuşsanız benzer cevabı alıyorsunuz. Hemen herkes bu gündemin gereksiz olduğunu, AK Parti’nin öncelikli meseleleri arasında dershanelerin olmadığını söylüyor. Vekiller, bakanlar, MKYK üyeleri, partiye oy verenler, partiyi destekleyen yazarlar… Hatta Milli Eğitim yetkilileri. Topu Başbakan Erdoğan’a atıp sorumluluktan mı kaçıyorlar, inandıklarını açıkça konuşmaktan mı korkuyorlar; bilemiyorum.

DERSHANELER KAPANMAYACAK DEMİŞLERDİ AMA

Mesela kanal kanal dolaşıp taslak hakkında konuşan kişilerin bir kısmıyla ben de doğrudan görüştüm. “Dershaneler kapanmayacak, MEB çatısı altından çıkacak, faaliyetlerine devam edecek...” dediler. O kişiler ekranda bunu neden söyleyemiyor? Birinin dediği diğerininkini tutmuyor. Birbirlerini tekzip ediyorlar. Önce taslak yok diyorlar, sonra üç-beş taslak var diyorlar…

Bugün Gazetesi yazarı Gülay Göktürk, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın dershanelerle ilgili yazısından sonra kendisini aradığını, “Bizi sadece Eser Bey ve siz doğru anladınız.” dedikten sonra kapanma olmayacağını, sadece MEB denetiminden çıkarak tabeladaki bakanlık gölgesinin kalkacağını söylemiş. Gülay Hanım, bu konuşmanın bir ay önce yaşandığını yazdı. Ne var ki Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, televizyonlarda bu kadar net bir şekilde “kapanmayacak” demiyor; hatta neredeyse “sopayla dönüştüreceğiz” diyor.

GİZLİCE TASLAK HAZIRLANIYOR

Aslında dershane konusunda çığ gibi büyüyen tepkinin bir sebebi de bu. Kapalı kapılar arkasında konuşulanlarla ekrandakiler çelişiyor. Gizlice taslak hazırlanıyor, ilgili kişi ve birimlere haber verilmiyor. Partinin kurucularından Mehmet Ali Şahin ve Hüseyin Çelik gibi konuya vâkıf insanların hazırladığı görüş dikkate alınmıyor. Sivil toplum kuruluşlarının raporları çöpe atılıyor... Neler oluyor Allah aşkına? Torba yasasının bir kenarına gece yarısı iliştirilecek bir maddeyle dershane kapatma kimin projesini ve neyi amaçlıyor? Gerçekten bu işte bir terslik var; tarih bu düğümü bir gün mutlaka çözecek!..

 

Anahtar Kelimeler:
EKREM DUMANLI
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemaat buna ne diyecek 5 yıl önce

KAMUOYU BİLDİRİSİ

... Fethullah Gülen'in Dershaneler üzerinden Hükümetimize yaptığı ağır eleştiriler bizleri derinden etkilemiştir. Her daim uzlaşıyı hoş görüyü öğütleyen ve bu yüzden Gönüllerimizi Fetheden Hocaefendi’nin Feza ve Samanyolu medya gruplarının bu çıkışları adeta şer odaklarının yıllardır arayıp bulamadığı çatışma ayrışma ortamına neden olmuştur.

Karanlık odakların malum medyasını aratmayan düşmanca haberler kabul edilemez. İmam Hatipler açan, inanç özgürlüğü bağlamında devrimler yapan bir hükümete karşı yapılan karalama kampanyasının vebali büyüktür. 28 Şubat’ta ortamın daha fazla gerilmemesi için dersaneleri Askere devretmeye bile hazır olduğumuz unutulmazken şuan sergilenen tavır kendimize çelişmek değil mi?

Avatar
cemaat buna ne diyecek 5 yıl önce

Bizler Ankarada bulunan 78 iş adamı, esnaflar olarak gönüllerimizi verdiğimiz yıllardır maddi manevi desteği esirgemediğimiz Hizmet Hareketi ile ilişkilerimizi gözden geçirme kararı aldık. Tüm gazete dergi aboneliklerimizi dondurup evlere sağladığımız maddi desteğe geçici olarak ara veriyoruz. Ülkemizin geleceği, fitne ve fesat ortamının biran önce yok olması, sürekli ilerleyen, demokratikleşen ülkemizde güven ortamının bozulmaması için Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında yer alacağız. Ümit ederiz ki bu ortam daha fazla sürmez ve en kısa sürede hatadan dönülür. Zira Hizmet Hareketinin ‘Ben Buradayım benim dediğim olacak ‘ gibi bir tavır sergilemesi son derece yanlıştır.

Kamuoyuna Üzüntüyle Duyurulur
Gülen Hareketi
Ankara Esnafları

Avatar
EN DOĞRU DEĞERLENDİRME 5 yıl önce

dersanelerin kapatılması konusunda herkes bir şeyler söylüyor, ama yapılan analizler arasında, ekrem dumanlının, dersaneler konusunda gösterdikleri duyarlılığın aynısını, ak parti kapatma davasında da gösterdiklerini söylemesi çok cuk diye oturuyor, ak partinin güçlenince değiştiğini, var oluş amacından saptığını ortaya koyuyor

Avatar
78 iş adamına 5 yıl önce

dersaneler meselesinde milletin evladının geleceği, kendisine-ailesine-insanlığa faydalı bir insan mı olacak yoksa hayata küsen, mutsuz, başarısız mı olacağı söz konusudur. "gerekirse devrederiz" demek, siz de işletebilirsiniz, demektir. yoksa devredelim, istersen kapat demek, değildir. ayrıca 78 işadamı, yaptıkları destekleri kestiklerini söylemişler, demek ki kemmiyet-keyfiyet meselesini idrak edememişler. ayrıca şimdiye kadar yaptıkları destekleri içlerine sindiremedikleri için, kesmeleri de isabet olmuş. çünkü yapılan hizmetler, samimi ve içine sindirilerek yapılırsa anlam ifade ediyor, değer ortaya koyuyor

Avatar
dik duralım 5 yıl önce

arkadaşlar bu kavganın kazananı olmaz çok nazik bir süreçten geçiyoruz , bu kavga sadece sadece bu kavga sonucunda iktidarı zayıflatma umudu olan chp lilere yarayabilir , aman dikkat

Avatar
misafir 5 yıl önce

bilecik belediye seçimlerini akp 100 oyla kazanmıştı ve camia akp yi desteklemişti. şimdi bu olaylara kırılan camia taraftarlarından 100 kişi akp ye oy vermezse seçim sonucu ne olur sizce. bilecikte dengeler değişti bence.

Avatar
levent k 5 yıl önce

bilecikli arkadaş cemaat akp ye oy vermesse ne olur
cemaatci büyükler nur serte ile , hüseyin aygünle yeni yeni dersaneler , yeni yeni evler, okullar açarlar , öylemi olur gerçekten
akp dışı bir hükümet en başta cemaati tarumar
eder, köküne kibrit suyu döker, sonra diğer müslümanlara girişir

Avatar
misafir 5 yıl önce

hizmetin gelirinin %60 ı neredeyse dersanelerden geliyordu tabi ki ortalığı ayağa kaldıracaklar gülen hareketinden birileri çıksın da şunu açıklasın kendi öğrencileri hariç karşıt görüşlü kaç zeki çocuğa burs vermişler acaba

banner369

banner92

banner417

banner402

banner406

banner483

banner390

banner404