banner401
banner422

EĞİTİM BİR SEN’DEN ÖMER YEL’E CEVAP
 

Kıymet Tunca

Eğitim Bir Sen Bilecik Şube Başkanı Ahmet Selöz, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek, geçtiğimiz günlerde müdür atamalarına ilişkin basın açıklaması yapan Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Ömer Yel’e cevap verdi. Yel’i eğitim camiasını sürekli sorunlarla gündeme getirmekle ve eğitimcilere saygısızlık yapmakla suçlayan Selöz şu açıklamayı yaptı:

Eğitim-Bir-Sen, Mehmet Akif İnan’ın “Türkümüz dünyayı kardeş bilendir/Gökleri insanın ortak tarlası” dizelerindeki kuşatıcılıkla 14 Şubat 1992’de yola çıkmış, ülke ve millet sevgisinden ödün vermemiş, 76 milyonun kardeşliğini hedefleyen, özelde eğitim çalışanlarının genelde ise milletimizin hak ve menfaatlerini, insanlığın huzurunu önceleyen, zulmün karşısında mazlumun yanında bir teşkilattır.

Üstad Necip fazılın büyük Ortadoğu fikir örgüsü için büyük Türkiye idealini yaşam felsefesi, mücadele düsturu yapmış yedi güzel adamdan biri Kurucumuz Mehmet Akif İnan’ın önderliğinde çıkılan bu yolda Genel Başkanımız Sayın Ahmet GÜNDOĞDU’nun liderliğinde devam eden yolculuğumuz yeni bir ivme yeni hedeflerle devam etmektedir. Türkiye de sendikacılık tarihine altın harflerle kazınacak olan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’in bu yolculuğu Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olarak hem üye sayısıyla hem de  toplumsal olaylardaki duruşuyla abide bir kurumsal şahsiyet haline gelmiştir.

Sendikamız genel Merkez 2015 yılında yapacağı 5.Olağan genel kurulu ile yeni hedeflere yelken açarken Bilecik Eğitim-Bir-Sen teşkilatı olarak bizlerde bu kutlu yürüyüşe gerek üye sayısı gerekse etkinliklerle yapacağımız katkı ile Devlet Kuran bir coğrafyanın mirasçıları olarak en güçlü şekilde yer almanın mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz.

Eğitim-Bir-Sen Bilecik teşkilatı olarak kurulduğumuz günden itibaren hem üye sayısını hem de etkimizi her geçen gün arttırarak yolumuza devam ediyoruz. Daha yakın zamanda 2011 yılında şube ve Milli Eğitim de yetkili sendika olma başarısını gösteren teşkilatımız bize rakip olma iddiasında olan sendikal yapıların bütün gayri ahlaki iftira ve iddialarına rağmen sürekli büyüyerek en güzel cevabı vermektedir. Mevcut yönetimimizle 2012 yılı aralık ayında yaptığımız olağanüstü kongre ile devraldığımız bayrağı 2014 yılı mutabakat döneminde her türlü ayrıştırma ve mesnetsiz iftiralara rağmen en yakın sendikaya 175 üye sayı fark atarak yetkimizi ve etkimizi pekiştirdik. Bu süreçte eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmede onların dert ortağı olmada iş yeri temsilcilerimizden ilçe başkanlarımıza yönetim kurulu üyelerimize kadar olağan üstü bir çaba ve gayret gösterdik. Hizmet sendikacılığı diyerek gerek üyelerimizin niteliğini arttıracak kurslar düzenleyerek gerekse sosyal aktiviteler organize ederek birlik ve beraberliğimizi güçlendirdik. Üyelerimizin özlük haklarının en güçlü savunucusu olduk Türkiye ve dünya gündemine müdahil olacak eylem ve söylemlerimizle insanca yaşamanın her insanın hakkı olduğunu vurguladık.

Kıymetli Basın Mensupları

2014 yılı eylül ayından itibaren Bilecik Eğitim-Bir-Sen şubesi olarak 2.Olağan Kongre hazırlıklarımızı Demokrasi Şölenine dönüştürerek ‘Özgür İrade Demokratik Seçim’ diyerek 7 ilçemizde ilçe yönetimlerimizi ve kongre delegelerimizi özgür seçimlerle belirlerdik. İnşallah demokrasi şölenimizi 16 Kasım 2014 Pazar günü Şeyh Edebali Kongre merkezimizde yapacağımız geniş katılımlı 2.Olağan Kongremizle tamamlayacağız. Başta siz değerli basın mensupları olmak üzere bütün eğitim çalışanlarını, ilimizde faaliyette bulunan sivil toplum örgütlerini derdimizle dertlenen bütün Bilecik kamuoyunu bu Demokrasi zirvesine davet ediyoruz. 2012 aralık ayında bize verilen bu görevi elimizden geldiği kadarıyla yapmaya, çalışanların derdine derman olmaya gayret ettik. Bütün teşkilatımıza, bize destek veren bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Özgür irade ile seçilen 150 delegemiz eğer bize devam derse 2.Olağan Kongremizde yeni oluşturacağımız yönetimimizle ve bize destek veren eğitim çalışanlarıyla birlikte Hizmete Devam diyerek Yeni Türkiye’nin inşasında aktif rol almak ve dünya mazlumlarının sesi olmak, çalışanlarımızın yaşam ve iş memnuniyetine katkı sağlamak adına tekrar Bilecik’in en büyük. En çok üyeye sahip yetkili ve etkili Sivil Toplum kuruluşu olan Eğitim-Bir-sen Bilecik Şubesi’nin yönetimine arkadaşlarımızla birlikte talibiz.

Değerli destekleri için şimdiden teşkilatımıza ve kongre delegasyonumuza teşekkür ederiz.

Bilecik’imizin güzide basın mensupları değerli katılımcılar.

Biz 2012 yılında yönetime geldiğimizde üyelerimize, tüm eğitim çalışanlarımıza ve teşkilatımıza bir söz verdik. Kirli sendikacılık yapmayacağız, sorun olan değil sorun çözen olacağız reaksiyoner değil aksiyoner olacağız işimizle ve eğitim çalışanlarının başarıları ve teşkilatımızın kazanımlarıyla adımızdan söz ettireceğiz demiştik. Ancak fütürsuzca kandan, gerilimden, kavgadan, sorunlardan beslenen, yetkili olduğu dönemlerde eğitim çalışanları adına bir toplu iğne ucu kadar kazanım elde edememiş ve her geçen gün üye sayısını ve de etkisini kaybetme paranoyası içinde çırpınan bir şahsın iftiraları ve hezeyanları ile Bilecik gündemini meşgul etiğini ve eğitim çalışanlarının huzurunu bozduğunu üzülerek izliyoruz. Tek derdi yönetici görevlendirmeleri sırasında öğretmenliğe döndürülerek aşağılandıklarını iddia ettiği eğitim çalışanları gibi öğretmenliğe dönmeden sendika başkanlığından emekli  olmak olan zat kendi başarısızlığının faturasını eğitim çalışanlarına ve fedakarca görevlerini yapmakta olan insanlara kesmeye çalışmaktadır. Şunu özellikle belirtmek isterim ki biz öğretmenliği asla bir aşağılanma sebebi görmedik bu süreçte dedik ki bizim asıl görevimiz öğretmenliktir ne yöneticilik ne sendikacılık ne şube müdürlüğü ne de il milli eğitim müdürlüğü.

2014 yılı eğitim çalışanları ve eğitim kurumları adına sorunları ile birlikte paylaşılması gereken güzellikleri ile de dolu bir yıl olmuştur. Kamuoyunda hep sorunlarla sıkıntılarla eğitim camiasını bir arada zikretmek eğitim çalışanlarının gayretlerine emeğine yapılacak en büyük saygısızlıktır. Özellikle yönetici görevlendirme sürecinde yapılan manipülasyonlarla algı yönetimleriyle süreci baltalamak çözümden ziyade sorundan beslenen şahısların bir yöntemi olabilir ama bizim asla olmayacak. Yaptığı basın açıklamalarında sendika yönetiminden dahi az sayıda katılımcıyı yanına almayı beceremeyen malum sendika başkanı bu süreçte eğitim çalışanlarına hakaretler ederek aşağılayarak en büyük kötülüğü sendikasına ve eğitim çalışanlarına yapmıştır. Yönetici olacak bayan üyelerini dahi cariye müdür, soytarı müdür, koltuk sevdalısı olarak gösterme seviyesizliğini  göstermiştir. Şunu başta bütün eğitim çalışanları ve malum şahıs bilmelidir ki Bizim Her söze verilecek cevabımız vardır ancak suskunluğumuz asaletimizdendir.

Milli Eğitim Müdürlüğü’müzce yapılan yönetici görevlendirmenin son aşaması olan mülakat sürecini de diline dolayan zat-ı muhterem kendi söylediği yalanlara kendi inanarak ve kamuoyunu da inandırmaya çalışarak acziyetini ve beceriksizliğini bir daha ortaya koymaktadır. Evet sayın beyefendi iddia ettiğiniz gibi yaptığımız Yönetici Görevlendirme Mevzuat tarama kursun da soruları verdik öyleki kursumuza katılan sendikasız hatta başta Türk-Eğitim-Sen olmak üzere farklı sendikalardan eğitim çalışanları faydalandılar ondanmıdır ki Eğitim-Bir-Sen üyesi 76 yönetici adayından 22 arkadaşımız mülakatlarda başarısız oldu arkadaşlar soruları veriyoruz sen sen al sen sen gözünü kapat sorulara bakma dedik mevzuat kursumuzda. Kursumuza katılan değerli katılımcılar şahittir ki halen yöneticilik veya öğretmenlik yapmakta olan ve kendileri de mülakatlara girecek olan arkadaşlarımıza gece saat 11 lere kadar hazırlattığımız örnek soruları kurs devam ederken slayt haline getirdik ve kursiyerlerimizin hizmetine sunduk. Biz böle bir çalışmayı en hızlı yapabilecek kadar aktif ve heyecanlı bir teşkilatız. Ama doğrusu şu ki yakın zamanda merkezi şekilde yapılan sınavlarda da soruları verdik Şube Müdürlüğü sınavında ilimizden kazanan 21 kişiden 17 tanesi Eğitim-Bir-Sen üyesiydi sizin kursunuzu veren arkadaşınız kazanamadı şube müdürlüğü sınavını. Şu anda başvuruları devam eden hizmetli ve memur görevde yükselme sınavını kaç üyeniz kazandı memurluğu kazanan 5 kişiden 4 ü bizim üyemiz nedeni soruları vermemiz değil iki ay boyunca arkadaşlarımıza kurs veren eğitim yöneticilerimiz ve sınava hazırlanan hizmetli kardeşlerimizin gayreti, az da olsa emeğe saygı lütfen. Bu arada bir tespit ile toplantımıza devam etmek istiyorum. İki ama yani görme engelli bir restauranta gider bir kilo ortaya köfte söylerler yemeğe başlarlar az sonra içinden biri feryat etmeye bağırıp çağırmaya başlar neden köfteleri ikişer ikişer yiyorsun diye. Arkadaşı sorar ya ikimizde görme engelliyiz benim ikişer ikilşer yediğimi nerden biliyorsun karşıdakinin verdiği cevap nerden bileceğim kendimden biliyorum ben öle yiyince seninde öyle yediğini düşündüm. Ruh sağlığı bozulmuş yalanlarına kendini inandırmış zatın tavrı da böyle biz onların yerinde olsak böle yapardık diye düşünüyor. Şunu bilin ki siz asla bizim yerimizde olamazsınız biz de asla sizin baktığınız veya göremediğiz yerde olmak istemeyiz.

Sayın basın mensupları değerli katılımcılar

Öncelikle son yapılan yönetici mülakatlarında gösterdikleri tavır objektif yaklaşımları nedeniyle başta il milli eğitim müdürümüz olmak üzere komisyon üyelerine teşekkür etmek etmek istiyorum. İddianın aksine başta iftiracı zat olmak üzere herkes iyi bilmektedir ki yapılan mülakatta baraj 70 puandır ve 60 puanlık mevzuat ve genel kültür soruları katılımcılara yazılı sorulmuş ve yazılı olarak cevap vermeleri istenmiş ve verdikleri cevapların altına imzaları alınmıştır. İddia edildiği gibi Kontrolü imkansız Objektif olmayan mülakat bumudur. Görüntü kaydı alınması istenmiş ama reddedilmiş sayın iftiracı zata sormak istiyorum Benimde bulunduğum bir toplantı öncesi İl Milli Eğitim Müdürümüz kendisine sormuşmudur hiçbir yasal zorunluluk olmamasına rağmen mülakatları görüntülü olarak kaydettireceğim sen bana itiraz etmeyeceğini söyleyebilirmisin dediğinde olmaz ben her halukarda itiraz ederim cevabını vermişmidir. Çünkü sizin mantığınız bunu gerektiriyor. Yapmam da yaptırmam da istemezük ikinci köprü olmaz ama bilin ki birileri size rağmen bu ülkede üçüncü köprüyü yapacak ve milletin hizmetine sunacak. Çünkü siz bu milletin menfaatine olan hiçbir şeye evet demediniz demeyeceksiniz küçük olsun bizim olsun tek derdiniz. 27 kişinin mülakat komisyonuna güvenmediği için katılmadığını iddia ettiniz siz değimliydiniz süreci manipüle etmek için ek-2 puanı yüksek üyelerinizi mülakatlara başvurmaya zorlayan demek ki 700 üyenizden sadece 14 kişi sizi dinlemiş. Öyleki başvuru hakkı olmadığı halde sırf sorun çıksın diyerek mülakata girecek eğitim-bir-sen üyelerinin önünü kesmek için kendisi mülakat başvurusu yapmışmıdır bu zatın.

Sınav komisyonu üyelerinin üçü Eğitim-Bir-Sen üyesidir doğrudur. Zihniyet o dur ki bizim dışımızdakiler öğretmen olsun müdür olmasın hadi müdür oldu şube müdür olmasın hadi o da oldu ama hiç bir komisyonda görev almasın. Hastanede çalışan tesettürlü bayan temizlikçi olsun ama doktor olmasın diyen eski Türkiye’nin söylemiyle aynıdır bu söylem. Geçtiğimiz yıl sosyal medya üzerinden vatanı bizden kurtarmak adına bütün eğitim çalışanlarını kendi sendikasına davet eden beyefendi yıllar önce vatanı birbirlerinden kurtarmak adına birbirine kurşun sıkanlar ile bu gün bir araya gelip bize karşı eylem yapabiliyorlar. Artık bu sahte vatan kurtarıcılarından kurtulma zamanı gelmiştir. Kimse kusura bakmasın ötekileştirdiğiniz toplumun bir kesimi artık müdür de olacak şube müdürü de olacak komisyonda görevde alacak Başbakanda olacak cumhurbaşkanı da olacak bu ülkede, sindirim sorununuzu eğitim çalışanlarını kamufle ederek değil tıbbi yollara başvurarak halledin. Yaptığı açıklamalardan haksızlığı, önyargıları siyasi ve ideolojik takıntıları o denli bariz belli iken birde ‘haklılığımız ortaya çıktı’ diyerek yeni bir yalana daha sarılmış ve bu yalana da kamuoyunu inandırmaya çalışmaktadır. Biz demiştik ki daha önceki 75 puan yönetici değerlendirmelerinde bu bir görevden alınma değildir aynı kurumda görevine tamam mı devamı kararıdır ve bu kararda okulda görev yapan öğretmenlerin ve okul aile birliği başkanlarının da puanlamaları söz konusudur. 75 puan altı alan müdürlerimiz mülakata girebilirler ve isterlerse tekrar yönetici olarak görev alabilirler. Evet 11 aday objektif yazılı olarak yapılan mülakata girerek başarılı olmuşlardır bu da mülakatların ne kadar objektif yapıldığının göstergesidir. Art niyetli değerlendirme yapabilen idare pekala objektif olmayan bir mülakatla 11 yöneticimizi tekrar mülakatta başarısız sayabilirdi. Mülakatlarda başarısız olan Eğitim-Bir-Sen üyeleri adına itiraz dilekçelerimizi bizde verdik ve tekrar kontrol edilmesini istedik. Mülakatta Başarısız olan üyelerimizin hakları içinde mücadelemiz devam etmekte. Ancak bizler itiraz dilekçelerini bile hukuki ve ahlaki, eğitim çalışanlarının vakuruna yakışır şekilde sonuçlandırıyoruz. Sizler gibi sabah görüşüp selamlaştığınız bir eğitim çalışanı hakkında öğleden sonra şikayet başvurusu yapmıyoruz. İlçeden il merkezimize tayin olan bir üyemize Merkeze gelmişsin sevindim inşallah burada da yöneticiliğe devam edersin dedikten sonra mülakat başvurusu yapamaz diyerek şikayet dilekçesi yazan sizlersiniz ve bakanlıktan gelen üyemiz lehine kararı kendi kazanımları gibi pazarlayan yine sizlersiniz. İnsaf insaf insaf  emeğe saygı eğimcilerin alın terine saygı en azından insana biracık saygı lütfen. O kadar gözü dönmüş gece düşlerini gündüz gerçek zannetmektedir ki bu zat kişisel, ailevi ve iş yerindeki sıkıntıları dolayısıyla mülakat döneminde zor durumda kalan Osmaneli İlçe Temsilcimizin durumunu bile medya malzemesi yapmaktan çekinmemiştir. Sorunu sıkıntıyı bildiği halde acaba bir malzeme çıkarabilirmiyim gözü dönmüşlüğü içinde hiçbir insani duygu hissetmeden bunu kendine ranta çevirmeyi düşünebilmiştir.

Türk-Eğitim-Sen üyeleri, yönetim kurulu üyeleri ve bütün eğitim çalışanlarını eğitimcilere yaptığı bu saygısızlıklardan dolayı tepki göstermeye beyefendiyi akla vicdana izana davet etmeye çağırıyorum.

Kamuoyuna saygılarımızla Kıymet Tunca

Eğitim Bir Sen Bilecik Şube Başkanı Ahmet Selöz, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek, geçtiğimiz günlerde müdür atamalarına ilişkin basın açıklaması yapan Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Ömer Yel’e cevap verdi. Yel’i eğitim camiasını sürekli sorunlarla gündeme getirmekle ve eğitimcilere saygısızlık yapmakla suçlayan Selöz şu açıklamayı yaptı:

Eğitim-Bir-Sen, Mehmet Akif İnan’ın “Türkümüz dünyayı kardeş bilendir/Gökleri insanın ortak tarlası” dizelerindeki kuşatıcılıkla 14 Şubat 1992’de yola çıkmış, ülke ve millet sevgisinden ödün vermemiş, 76 milyonun kardeşliğini hedefleyen, özelde eğitim çalışanlarının genelde ise milletimizin hak ve menfaatlerini, insanlığın huzurunu önceleyen, zulmün karşısında mazlumun yanında bir teşkilattır.

Üstad Necip fazılın büyük Ortadoğu fikir örgüsü için büyük Türkiye idealini yaşam felsefesi, mücadele düsturu yapmış yedi güzel adamdan biri Kurucumuz Mehmet Akif İnan’ın önderliğinde çıkılan bu yolda Genel Başkanımız Sayın Ahmet GÜNDOĞDU’nun liderliğinde devam eden yolculuğumuz yeni bir ivme yeni hedeflerle devam etmektedir. Türkiye de sendikacılık tarihine altın harflerle kazınacak olan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’in bu yolculuğu Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olarak hem üye sayısıyla hem de  toplumsal olaylardaki duruşuyla abide bir kurumsal şahsiyet haline gelmiştir.

Sendikamız genel Merkez 2015 yılında yapacağı 5.Olağan genel kurulu ile yeni hedeflere yelken açarken Bilecik Eğitim-Bir-Sen teşkilatı olarak bizlerde bu kutlu yürüyüşe gerek üye sayısı gerekse etkinliklerle yapacağımız katkı ile Devlet Kuran bir coğrafyanın mirasçıları olarak en güçlü şekilde yer almanın mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz.

Eğitim-Bir-Sen Bilecik teşkilatı olarak kurulduğumuz günden itibaren hem üye sayısını hem de etkimizi her geçen gün arttırarak yolumuza devam ediyoruz. Daha yakın zamanda 2011 yılında şube ve Milli Eğitim de yetkili sendika olma başarısını gösteren teşkilatımız bize rakip olma iddiasında olan sendikal yapıların bütün gayri ahlaki iftira ve iddialarına rağmen sürekli büyüyerek en güzel cevabı vermektedir. Mevcut yönetimimizle 2012 yılı aralık ayında yaptığımız olağanüstü kongre ile devraldığımız bayrağı 2014 yılı mutabakat döneminde her türlü ayrıştırma ve mesnetsiz iftiralara rağmen en yakın sendikaya 175 üye sayı fark atarak yetkimizi ve etkimizi pekiştirdik. Bu süreçte eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmede onların dert ortağı olmada iş yeri temsilcilerimizden ilçe başkanlarımıza yönetim kurulu üyelerimize kadar olağan üstü bir çaba ve gayret gösterdik. Hizmet sendikacılığı diyerek gerek üyelerimizin niteliğini arttıracak kurslar düzenleyerek gerekse sosyal aktiviteler organize ederek birlik ve beraberliğimizi güçlendirdik. Üyelerimizin özlük haklarının en güçlü savunucusu olduk Türkiye ve dünya gündemine müdahil olacak eylem ve söylemlerimizle insanca yaşamanın her insanın hakkı olduğunu vurguladık.

Kıymetli Basın Mensupları

2014 yılı eylül ayından itibaren Bilecik Eğitim-Bir-Sen şubesi olarak 2.Olağan Kongre hazırlıklarımızı Demokrasi Şölenine dönüştürerek ‘Özgür İrade Demokratik Seçim’ diyerek 7 ilçemizde ilçe yönetimlerimizi ve kongre delegelerimizi özgür seçimlerle belirlerdik. İnşallah demokrasi şölenimizi 16 Kasım 2014 Pazar günü Şeyh Edebali Kongre merkezimizde yapacağımız geniş katılımlı 2.Olağan Kongremizle tamamlayacağız. Başta siz değerli basın mensupları olmak üzere bütün eğitim çalışanlarını, ilimizde faaliyette bulunan sivil toplum örgütlerini derdimizle dertlenen bütün Bilecik kamuoyunu bu Demokrasi zirvesine davet ediyoruz. 2012 aralık ayında bize verilen bu görevi elimizden geldiği kadarıyla yapmaya, çalışanların derdine derman olmaya gayret ettik. Bütün teşkilatımıza, bize destek veren bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Özgür irade ile seçilen 150 delegemiz eğer bize devam derse 2.Olağan Kongremizde yeni oluşturacağımız yönetimimizle ve bize destek veren eğitim çalışanlarıyla birlikte Hizmete Devam diyerek Yeni Türkiye’nin inşasında aktif rol almak ve dünya mazlumlarının sesi olmak, çalışanlarımızın yaşam ve iş memnuniyetine katkı sağlamak adına tekrar Bilecik’in en büyük. En çok üyeye sahip yetkili ve etkili Sivil Toplum kuruluşu olan Eğitim-Bir-sen Bilecik Şubesi’nin yönetimine arkadaşlarımızla birlikte talibiz.

Değerli destekleri için şimdiden teşkilatımıza ve kongre delegasyonumuza teşekkür ederiz.

Bilecik’imizin güzide basın mensupları değerli katılımcılar.

Biz 2012 yılında yönetime geldiğimizde üyelerimize, tüm eğitim çalışanlarımıza ve teşkilatımıza bir söz verdik. Kirli sendikacılık yapmayacağız, sorun olan değil sorun çözen olacağız reaksiyoner değil aksiyoner olacağız işimizle ve eğitim çalışanlarının başarıları ve teşkilatımızın kazanımlarıyla adımızdan söz ettireceğiz demiştik. Ancak fütürsuzca kandan, gerilimden, kavgadan, sorunlardan beslenen, yetkili olduğu dönemlerde eğitim çalışanları adına bir toplu iğne ucu kadar kazanım elde edememiş ve her geçen gün üye sayısını ve de etkisini kaybetme paranoyası içinde çırpınan bir şahsın iftiraları ve hezeyanları ile Bilecik gündemini meşgul etiğini ve eğitim çalışanlarının huzurunu bozduğunu üzülerek izliyoruz. Tek derdi yönetici görevlendirmeleri sırasında öğretmenliğe döndürülerek aşağılandıklarını iddia ettiği eğitim çalışanları gibi öğretmenliğe dönmeden sendika başkanlığından emekli  olmak olan zat kendi başarısızlığının faturasını eğitim çalışanlarına ve fedakarca görevlerini yapmakta olan insanlara kesmeye çalışmaktadır. Şunu özellikle belirtmek isterim ki biz öğretmenliği asla bir aşağılanma sebebi görmedik bu süreçte dedik ki bizim asıl görevimiz öğretmenliktir ne yöneticilik ne sendikacılık ne şube müdürlüğü ne de il milli eğitim müdürlüğü.

2014 yılı eğitim çalışanları ve eğitim kurumları adına sorunları ile birlikte paylaşılması gereken güzellikleri ile de dolu bir yıl olmuştur. Kamuoyunda hep sorunlarla sıkıntılarla eğitim camiasını bir arada zikretmek eğitim çalışanlarının gayretlerine emeğine yapılacak en büyük saygısızlıktır. Özellikle yönetici görevlendirme sürecinde yapılan manipülasyonlarla algı yönetimleriyle süreci baltalamak çözümden ziyade sorundan beslenen şahısların bir yöntemi olabilir ama bizim asla olmayacak. Yaptığı basın açıklamalarında sendika yönetiminden dahi az sayıda katılımcıyı yanına almayı beceremeyen malum sendika başkanı bu süreçte eğitim çalışanlarına hakaretler ederek aşağılayarak en büyük kötülüğü sendikasına ve eğitim çalışanlarına yapmıştır. Yönetici olacak bayan üyelerini dahi cariye müdür, soytarı müdür, koltuk sevdalısı olarak gösterme seviyesizliğini  göstermiştir. Şunu başta bütün eğitim çalışanları ve malum şahıs bilmelidir ki Bizim Her söze verilecek cevabımız vardır ancak suskunluğumuz asaletimizdendir.

Milli Eğitim Müdürlüğü’müzce yapılan yönetici görevlendirmenin son aşaması olan mülakat sürecini de diline dolayan zat-ı muhterem kendi söylediği yalanlara kendi inanarak ve kamuoyunu da inandırmaya çalışarak acziyetini ve beceriksizliğini bir daha ortaya koymaktadır. Evet sayın beyefendi iddia ettiğiniz gibi yaptığımız Yönetici Görevlendirme Mevzuat tarama kursun da soruları verdik öyleki kursumuza katılan sendikasız hatta başta Türk-Eğitim-Sen olmak üzere farklı sendikalardan eğitim çalışanları faydalandılar ondanmıdır ki Eğitim-Bir-Sen üyesi 76 yönetici adayından 22 arkadaşımız mülakatlarda başarısız oldu arkadaşlar soruları veriyoruz sen sen al sen sen gözünü kapat sorulara bakma dedik mevzuat kursumuzda. Kursumuza katılan değerli katılımcılar şahittir ki halen yöneticilik veya öğretmenlik yapmakta olan ve kendileri de mülakatlara girecek olan arkadaşlarımıza gece saat 11 lere kadar hazırlattığımız örnek soruları kurs devam ederken slayt haline getirdik ve kursiyerlerimizin hizmetine sunduk. Biz böle bir çalışmayı en hızlı yapabilecek kadar aktif ve heyecanlı bir teşkilatız. Ama doğrusu şu ki yakın zamanda merkezi şekilde yapılan sınavlarda da soruları verdik Şube Müdürlüğü sınavında ilimizden kazanan 21 kişiden 17 tanesi Eğitim-Bir-Sen üyesiydi sizin kursunuzu veren arkadaşınız kazanamadı şube müdürlüğü sınavını. Şu anda başvuruları devam eden hizmetli ve memur görevde yükselme sınavını kaç üyeniz kazandı memurluğu kazanan 5 kişiden 4 ü bizim üyemiz nedeni soruları vermemiz değil iki ay boyunca arkadaşlarımıza kurs veren eğitim yöneticilerimiz ve sınava hazırlanan hizmetli kardeşlerimizin gayreti, az da olsa emeğe saygı lütfen. Bu arada bir tespit ile toplantımıza devam etmek istiyorum. İki ama yani görme engelli bir restauranta gider bir kilo ortaya köfte söylerler yemeğe başlarlar az sonra içinden biri feryat etmeye bağırıp çağırmaya başlar neden köfteleri ikişer ikişer yiyorsun diye. Arkadaşı sorar ya ikimizde görme engelliyiz benim ikişer ikilşer yediğimi nerden biliyorsun karşıdakinin verdiği cevap nerden bileceğim kendimden biliyorum ben öle yiyince seninde öyle yediğini düşündüm. Ruh sağlığı bozulmuş yalanlarına kendini inandırmış zatın tavrı da böyle biz onların yerinde olsak böle yapardık diye düşünüyor. Şunu bilin ki siz asla bizim yerimizde olamazsınız biz de asla sizin baktığınız veya göremediğiz yerde olmak istemeyiz.

Sayın basın mensupları değerli katılımcılar

Öncelikle son yapılan yönetici mülakatlarında gösterdikleri tavır objektif yaklaşımları nedeniyle başta il milli eğitim müdürümüz olmak üzere komisyon üyelerine teşekkür etmek etmek istiyorum. İddianın aksine başta iftiracı zat olmak üzere herkes iyi bilmektedir ki yapılan mülakatta baraj 70 puandır ve 60 puanlık mevzuat ve genel kültür soruları katılımcılara yazılı sorulmuş ve yazılı olarak cevap vermeleri istenmiş ve verdikleri cevapların altına imzaları alınmıştır. İddia edildiği gibi Kontrolü imkansız Objektif olmayan mülakat bumudur. Görüntü kaydı alınması istenmiş ama reddedilmiş sayın iftiracı zata sormak istiyorum Benimde bulunduğum bir toplantı öncesi İl Milli Eğitim Müdürümüz kendisine sormuşmudur hiçbir yasal zorunluluk olmamasına rağmen mülakatları görüntülü olarak kaydettireceğim sen bana itiraz etmeyeceğini söyleyebilirmisin dediğinde olmaz ben her halukarda itiraz ederim cevabını vermişmidir. Çünkü sizin mantığınız bunu gerektiriyor. Yapmam da yaptırmam da istemezük ikinci köprü olmaz ama bilin ki birileri size rağmen bu ülkede üçüncü köprüyü yapacak ve milletin hizmetine sunacak. Çünkü siz bu milletin menfaatine olan hiçbir şeye evet demediniz demeyeceksiniz küçük olsun bizim olsun tek derdiniz. 27 kişinin mülakat komisyonuna güvenmediği için katılmadığını iddia ettiniz siz değimliydiniz süreci manipüle etmek için ek-2 puanı yüksek üyelerinizi mülakatlara başvurmaya zorlayan demek ki 700 üyenizden sadece 14 kişi sizi dinlemiş. Öyleki başvuru hakkı olmadığı halde sırf sorun çıksın diyerek mülakata girecek eğitim-bir-sen üyelerinin önünü kesmek için kendisi mülakat başvurusu yapmışmıdır bu zatın.

Sınav komisyonu üyelerinin üçü Eğitim-Bir-Sen üyesidir doğrudur. Zihniyet o dur ki bizim dışımızdakiler öğretmen olsun müdür olmasın hadi müdür oldu şube müdür olmasın hadi o da oldu ama hiç bir komisyonda görev almasın. Hastanede çalışan tesettürlü bayan temizlikçi olsun ama doktor olmasın diyen eski Türkiye’nin söylemiyle aynıdır bu söylem. Geçtiğimiz yıl sosyal medya üzerinden vatanı bizden kurtarmak adına bütün eğitim çalışanlarını kendi sendikasına davet eden beyefendi yıllar önce vatanı birbirlerinden kurtarmak adına birbirine kurşun sıkanlar ile bu gün bir araya gelip bize karşı eylem yapabiliyorlar. Artık bu sahte vatan kurtarıcılarından kurtulma zamanı gelmiştir. Kimse kusura bakmasın ötekileştirdiğiniz toplumun bir kesimi artık müdür de olacak şube müdürü de olacak komisyonda görevde alacak Başbakanda olacak cumhurbaşkanı da olacak bu ülkede, sindirim sorununuzu eğitim çalışanlarını kamufle ederek değil tıbbi yollara başvurarak halledin. Yaptığı açıklamalardan haksızlığı, önyargıları siyasi ve ideolojik takıntıları o denli bariz belli iken birde ‘haklılığımız ortaya çıktı’ diyerek yeni bir yalana daha sarılmış ve bu yalana da kamuoyunu inandırmaya çalışmaktadır. Biz demiştik ki daha önceki 75 puan yönetici değerlendirmelerinde bu bir görevden alınma değildir aynı kurumda görevine tamam mı devamı kararıdır ve bu kararda okulda görev yapan öğretmenlerin ve okul aile birliği başkanlarının da puanlamaları söz konusudur. 75 puan altı alan müdürlerimiz mülakata girebilirler ve isterlerse tekrar yönetici olarak görev alabilirler. Evet 11 aday objektif yazılı olarak yapılan mülakata girerek başarılı olmuşlardır bu da mülakatların ne kadar objektif yapıldığının göstergesidir. Art niyetli değerlendirme yapabilen idare pekala objektif olmayan bir mülakatla 11 yöneticimizi tekrar mülakatta başarısız sayabilirdi. Mülakatlarda başarısız olan Eğitim-Bir-Sen üyeleri adına itiraz dilekçelerimizi bizde verdik ve tekrar kontrol edilmesini istedik. Mülakatta Başarısız olan üyelerimizin hakları içinde mücadelemiz devam etmekte. Ancak bizler itiraz dilekçelerini bile hukuki ve ahlaki, eğitim çalışanlarının vakuruna yakışır şekilde sonuçlandırıyoruz. Sizler gibi sabah görüşüp selamlaştığınız bir eğitim çalışanı hakkında öğleden sonra şikayet başvurusu yapmıyoruz. İlçeden il merkezimize tayin olan bir üyemize Merkeze gelmişsin sevindim inşallah burada da yöneticiliğe devam edersin dedikten sonra mülakat başvurusu yapamaz diyerek şikayet dilekçesi yazan sizlersiniz ve bakanlıktan gelen üyemiz lehine kararı kendi kazanımları gibi pazarlayan yine sizlersiniz. İnsaf insaf insaf  emeğe saygı eğimcilerin alın terine saygı en azından insana biracık saygı lütfen. O kadar gözü dönmüş gece düşlerini gündüz gerçek zannetmektedir ki bu zat kişisel, ailevi ve iş yerindeki sıkıntıları dolayısıyla mülakat döneminde zor durumda kalan Osmaneli İlçe Temsilcimizin durumunu bile medya malzemesi yapmaktan çekinmemiştir. Sorunu sıkıntıyı bildiği halde acaba bir malzeme çıkarabilirmiyim gözü dönmüşlüğü içinde hiçbir insani duygu hissetmeden bunu kendine ranta çevirmeyi düşünebilmiştir.

Türk-Eğitim-Sen üyeleri, yönetim kurulu üyeleri ve bütün eğitim çalışanlarını eğitimcilere yaptığı bu saygısızlıklardan dolayı tepki göstermeye beyefendiyi akla vicdana izana davet etmeye çağırıyorum.

Kamuoyuna saygılarımızla  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
alisami gonca 5 yıl önce

eğitim ciddi bir iştir, devlete bırakılamaz, bırakılırsa böyle bir sürü saçmalığı görürüz.hangi özel okulda bu kadar kargaşa, buhran var

Avatar
Pervasız 5 yıl önce

Yeterince haksızlık yaptınız, hemen kul hakkı yedim diye pişmanlık duyup koltuklarınızı bırakın. Yalnız gitseniz bile yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz. Haksız yere görevden aldığınız okul müdürlerinden tek tek özür dileyip helalleşin. 40 yıllık öğretmenlik meslek hayatımda bu kadar organize ve pervasız torpil , adam kayırma görmedim, Cumhuriyet tarihinde en fazla müdür kıyımı, adam kayırma, haksızlık, hukuksuzluk bu dönemde yapıldı ? Tarihe geçtiniz, hesap günü yaklaşıyor...

Avatar
AKIL 5 yıl önce

gerçekten tecrübeli müdürler yok sayıldı, dışlandı. sebebi tabide siyasi.. tüm kurumlar sendikacılık yapan insanlara teslim edildi. inanın bunun kimseye faydası yok. ne milli eğitime, ne sendikaya, ne öğrenciye, nede inandıkları ideolojilerine.. hepimize iş barışı ve devlet aklı lazım. liyakat!liyakat!liyakat! tecrübe!tecrübe! akıl!akıl!akıl! özel sektöre bir bakın sıradan bir iş için bile en az 3-5 yıllık tecrübeli insan ararken, siz 20-30 yıllık tecrübeli müdürleri harcıyorsunuz. yönetici o kadar kolay yetişmiyor yıllarca bu ülkeye hizmet eden yöneticileri uzman kadrolarına çekip hiçbir iş yaptırmadan maaşlarını ödemek mantıklı mı sizce? o maaşların parası köylünün, madencinin, inşaat işçisinin, asgari ücretlinin cebinden çıkıyor beyefendiler de buradan gazel okuyorlar

banner524

banner92

banner503

banner406

banner520

banner390

banner510