banner566
banner401
banner422

“14 MAYIS DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ”

Her yıl, 14 Mayıs günü, tüm dünyada “Dünya Çiftçiler Günü” olarak kutlanmaktadır. Yaz ve kış, tarlada, bağda bahçede, ahırda, yaylada emek veren çiftçilerimizin bu günü kutlu olsun.

Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu (IFAB) 14 Mayıs 1946 yılında kurulmuştur. 80 ülkeden 115 çiftçi kuruluşunun üye olduğu bu federasyon, 1984 yılından beri 14 Mayıs tarihini “Dünya Çiftçiler Günü” olarak kutlamaktadır.

Corona virüsü ile günlük hayatımızda üç şey öne çıktı. Sağlık, gıda ve tarım. Tarımın önemini defalarca dile getirmemize karşın hiç bu kadar etkili olamamıştı. Karantina öncesi insanlar marketlere hücum ettiler. TV haber programlarında Corona’dan sonra Gıda ve Tarım konuları ilk sırayı aldı. Fransa Tarım Bakanı çiftçilere bir mektup yazarak “Siz bizim için en değerli ve en çalışkan insanlarsınız. Siz olmazsanız biz açlıktan ölürüz,” dedi. Dünya gündemine de gıda oturdu. Herkes önce benim vatandaşım, önce benim tüketimim demeye başladı. Bizim Tarım Bakanımız da “Memlekette ekilmemiş bir karış toprak bırakmayacağız, çiftçinin her türlü ürününü alacağız, yerde bırakmayacağız,” dedi.

Gıda fiyatları hızla yükselmeye başladı. Son bir ayda %46,18 ile sarımsaktaki fiyat artışı gündemden düşmedi. Sarımsak geçen yılda %149 fiyat artışıyla zam şampiyonu olmuştu. Yine aynı şekilde kuru soğan ve patatesteki fiyat artışları da soğanda % 37,50, patateste % 31,02 olarak gerçekleşti.

Dünyada 600 milyon çiftçi ailesi var. Ülkemizde ise sayıları 6 milyona yaklaşan çiftçimiz bulunmaktadır. 1974 yılında göreve başladığım zaman dünyada kendini besleyebilen yedi ülke vardı ve Türkiye de bu yedi ülkenin arasındaydı. O zamanlar da gıdanın stratejik bir ürün olduğu, zamanla 1 ton petrol fiyatının, 1 ton buğday fiyatına eşit olacağı söyleniyordu. Nitekim 1981 yılında 1 ton buğday fiyatı 1 ton petrol fiyatına çok yakındı. Dışarıdan gıda ithal etmeyen Türkiye, 1980 yılı 24 Ocak kararlarıyla yeni bir döneme girdi. İthalat kapıları ardına kadar açılarak Türk tarım sektörü desteksiz bırakıldı. Özelleştirme tarım sektöründe başladı. Yem sanayii, Süt Endüstrisi Kurumu, Et ve Balık Kurumu, Tekel, Şeker Fabrikaları ve Türkiye Gübre sanayi gibi kuruluşlar özelleştirildi. Tansu Çiller zamanında desteklenen ürün sayısı 26 dan 9’ a düşürüldü. 1980’lerden günümüze katlanarak artan sorunlar çiftçiyi üretimden soğuttu. Yıllık ortalama 22 milyon ton buğday üretimimiz 19 milyon tona, yıllık 2 milyon baklagil üretimimiz yarıya düştü.

Bu arada, 1980’li yıllarda TMO silolarında oluşan mercimek stoklarını eritmek için TV kanallarında rahmetli Prof. Dr. Ayşe Baysal hocamızın mercimek yemekleri tariflerine ilişkin yapılan programları hatırlıyorum. gün, ay çiçeği %30, mercimek ve kuru fasulye %20, soya fasulyesi %95 oranında ithal edilmekte. Sebze tohumunda %50 dışa bağımlıyız. Geçen yıl, patates, soğan ve saman da ilk kez ithal edildi. Gübre fiyatları 60 TL’den 100 TL’ye yükseldi. Dünyanın en pahalı mazotunu kullanıyor çiftçimiz. Tarım Bakanlığı çiftçiye verdiği destekleri bu yıl biraz daha artırdı, ancak tarım desteklerini diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda yetersiz kaldığı görülecektir. Tarım Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı çiftçilere tarımsal destek vermektedir. Tarım Bakanlığı verilerine göre, ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısı 2002 yılında 2.588.666 kişi iken ,2017 yılında 456 bin 175 kişi azalarak 2 milyon 132 bin kişiye düştü. Desteklerin yetersiz kalması yanında zamanında ödenmemesi de sıkıntı yarattı. 1980’li yıllarda 100 kg buğday satarak traktörünün deposunu dolduran, pazar-market alışverişini yapan çiftçi, bugün bu alışverişi yapamaz hale geldi.

Tarımda sorunlar çok, bu ayrı bir yazı konusu. Tarım Bakanlığının kısa, orta, ve uzun vadede yapması gereken çok işleri var. Acil alınması gereken önlemler;

  1. Çiftçi borçları uzun vadeye yayılarak ertelenmeli
  2. Çiftçiye satılan mazottaki ÖTV sıfırlanmalı
  3. Elektrik giderleri %50 ucuzlatılmalı
  4. Gübre, tohum ve ilaç giderlerindeki destek artırılmalı
  5. Yemde KDV sıfırlanmalı
  6. Çiftçilik ve hayvancılık yapan küçük işletme sahibi sigortasız çalışanlar sosyal güvenlik kapsamına alınmalı.

Sonuç olarak, dünya genelinde tarım fiyatları yükseliyor. Tarım ürünlerinde maalesef dışa bağımlı durumdayız. Bunu bertaraf etmek için bir tarım seferberliği ilan edip üretimimizi artırmak zorundayız. Aksi takdirde çok zor günlerin bizi beklediğini herkes bilmeli.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Alper Sağlık 5 ay önce

Yat ve turist tekneleri AIS cihazı takarak ötv siz mazot kullanıyorlar. Çiftçilerimizede kullandıkları araç ve tarla ölçüsüyle orantılı ötvsiz mazot kullanım hakkı verilmeli. Onlar üretiyor bizler hayatta kalıyoruz. Pazarda markette aldığımız ürünün fiyatıyla çiftcinin cebine giren para orantısızlığınada çâre bulmalıyız. Çiftci alın terinin karşılığını almalı....

Avatar
Hüseyin Büyükşahin 5 ay önce

Tebrikler kalemine ve eline sağlık

Avatar
mesut gök 5 ay önce

Teşekkür ederim Hamdi arkadaşım.

Avatar
Kemal AKMAN 4 ay önce

Tarımın vefakar, cefakar hizmetkarları ile ilgili yazdığın yazıyı yeni okuyabildim. konulara etkili yaklaşımın ve bu camiaya gösterdiğin destekler için kutluyorum.

banner524

banner92

banner503

banner644

banner520

banner620

banner390

banner510